:: Çizgi Roman Okurları Platformu ::

http://groups.yahoo.com/group/croplatform/

100 Bullets – Bir Başyapıtı Özetlemek…

Yazan: croplatform Şubat 6, 2007

100 Bullets V:1 First Shot, Last Call (TPB)

  

Yazan: Brian Azzarello

 

 

 

 

Çizen: Eduardo Risso

 

 

 

  

Renklendirme: Grant Goleash

  

Serinin 127 sayfalık birinci cildinde, dizinin ilk beş sayısı bulunuyor ve üç ayrı macera anlatılıyor.

  

Hapisten çıkan Isabelle “Dizzy” Cordova, banliyö trenine binip evine dönüyor. Eşi Hector ve oğlu Santiago bir arabadan açılan ateş sonucunda katledilmişler. Ajan Graves bu yolculuk esnasında karşısına çıkıyor ve her zamanki teklifini yapıyor. İçinde, ailesini öldürenlerin bir fotoğrafı, bir tabanca ve izi sürülemeyen 100 adet kurşun ile diğer bazı evraklar bulunan çantayı Dizzy’e teslim ediyor. Eğer isterse kolayca intikamını alabileceğini söylüyor.

 

 

  

Dizzy’nin erkek kardeşi Emilio, çevirdiği yasadışı işlerle mahallede nam salmış ve ekonomik anlamda her geçen gün güçlenen bir Latin Amerikalı. Annesi ise feleğin çemberinden geçmiş, hafif meşrep bir kadın. Bir çocuğu bulunan kız kardeşinin kocası ise hapiste… İşin içinde bir de çamura bulaşmış polisler var…

 

  

  

Dizzy kendisine yapılan teklifi çok düşünüyor. Uzunca bir süre kararsız kalıyor. Kilisede dua ederken karşılaştığı Bay Shepherd kendisini ikna etmeye çalışıyor.

 

  

   

Çok estetik ve “yaşayan” çizimleri bulunan maceranın öyküsü için hoş bir şey söylemek zor. Chicago’da yaşayan Latino’ların yaşamından bir kesit sunan ve ilk üç sayıyı kapsayan 73 sayfalık hikâye vasatın üzerine çıkamıyor.

  

İkinci macerada, Los Angles’ın kuytu bir barında barmenlik yapan Lee Doran’ın öyküsünü izliyoruz. Dört yıl önce bir restoran sahibi olan Lee, o zamanlar evli ve çocuklu biriymiş. Ve bu durum kendini bir kumpasın içinde bulana dek devam etmiş…

 

  

  

Bir sabah FBI ajanları evine baskın yapıp bilgisayarında çocuk pornosuna ait resmiler bulmuşlar ve internet üzerinden bunların dağıtımını yaptığı gerekçesiyle tutuklanmış. Hemen ardından, çocukları da yanına alan eşi onu terk etmiş. Adamın adı pedofiliye çıkınca restoranını da kapatmak zorunda kalmış.

  

 

  

Ancak barın taburelerinde birine tüneyip kendisinden sek votka isteyen Ajan Graves teklifini de yapıyor… Çanta içinde, bir tabanca, 100 kurşun ve bir fotoğraf… İlkine göre çok daha sürükleyici ve heyecanlı bir macera… Çizimlere bir sözümüz yok, diğeri gibi gayet güzel…

 

 

 

  

Ciltte, beşinci sayının sonlarına doğru başlayan sadece sekiz sayfalık bir hikâye daha var ki bence, kitabın en iyi öyküsü… Seneler önce işlediği bir cinayeti itiraf etmek üzere, Philadelpia Polis karakoluna gelen yetmiş yaşlarındaki zenci Bayan Bugg’ın öyküsü kısa ama etkileyici bir hikâye…

  

Sokaktaki insanın durumunu çok iyi aksettirmesi, canlı çizimleri, intikam ve nefret ağırlıklı olmak üzere insan psikolojisine yer vermesi ve kanlı cinayet sahneleri nedeniyle takip edilmesi gereken bir seri olduğunu düşünüyorum.

 

 

 

 

Oğuz Özteker

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>